Kuruçeşme
02 Mayıs 2018, Çarşamba 10:50 | A+ | A-

Başarıyı  İsteyen Erkek, Eşiyle Beraber Hareket Etsin

Aydınlı iş kadını Gülşah Yücel, 21 yıllık iş hayatında kazandığı bilgi, birikim ve tecrübeleri okurlarımızla paylaştı. Yücel, “Her alanda fedakar ve üreten kadınlar olsun. İş hayatında başarılı olmak isteyen erkek, eşiyle beraber hareket etsin. Onlar beraberinde mutluluğu da getiriyor, huzuru da getiriyor, güveni de getiriyor” dedi.   

Başarıyı  İsteyen Erkek, Eşiyle Beraber Hareket Etsin

Beyaz eşya sektöründe dünya markalarından Arçelik ve Beko'nun Aydın'da 48 yıldır yetkili servisi olarak hizmet veren Yüceller Elektronik’in sahiplerinden Gülşah Yücel, kendisiyle gerçekleştirdiğimiz röportajımızda iş hayatını anlatırken sorularımızı da içtenlikle cevapladı.

RAMAZAN AYDEMİR: Sizi tanıyabilir miyiz?
GÜLŞAH YÜCEL: 1977 Aydın doğumluyum, evli ve iki çocuk annesiyim. Esnaf babanın kızıyım. Yine esnaflığın, ticaretin içerisindeyim. 48 yıldır var olan bir şirketimizin içerisinde 21 yıldır ben de hizmet vermekteyim. Eşim Savaş Yücel ile beraber devam ettiğimiz bir iş yeri, keyif aldığım, sevdiğim ve bildiğim bir iş. Yaptığın işi sevmek ve keyif alarak yapmak çok önemli. Bunlar olunca da arkası geliyor ve devam eden hatta üçüncü kuşağa hazırladığımız bir iş. 

R.A: İş hayatına nasıl başladınız?
G.Y: Rahmetli kayınpederim Hidayet Yücel’den kalan bir iş yeri. Eşim Savaş Yücel ile beraber çalıştırıyoruz. O zamandan beri kendimiz koşturuyoruz ama 21 yıldır bu işin içinde olunca birçok şeyde pişiyorsun. Sıradan bir iş gibi olmuyor. Ekibin, araç sayın, tavrın, davranışın, verdiğin hizmete kadar her şeyin çok iyi olmalı. Arçelik, Koç Holding’in bir kolu. Arçelik’in Koç Holding’den dolayı bir değeri var. Arçelik uzun yıllar hizmet verdiği için çok kıymetli. Bizim sektörümüz git gide zorlaşan bir sektör. Bundan 10 yıl önce böyle değildi. Sistemden atamalarla, yaptığın başarıyla, dağılımlarla ve oranlarla kalıcılığımızı arttırdık. Uzun yıllar devam eden teknisyen kotamız var. Son dönemlerde Koç Holding’in açmış olduğu meslek lisesi adı altında ‘Meslek Lisesi, Memleket Meselesi’ projesiyle de ilk mezunlarını vererek gençlere istihdam sağlamaya devam etmektedir. Sen koşturmazsan, iyi hizmet veremezsen, müşteri memnuniyetin yoksa, işinin başında değilsen, bu iş zarardan başka bir iş değildir. Tabi ki her işte bu geçerli.

R.A: Kadın girişimci olmanın zorlukları var mı? 
G.Y: İllaki vardır ama hiç tereddüt etmeden ve sorumluluklarımın farkında olarak bu işe girdim. Yapı olarak enerjik bir yapın varsa, üretmeyi seviyorsan, iş konusunda çalışmayı ve fedakarlığı seviyorsan, tüm zorluklar senin için hiç geliyor. Kadının olduğu her yerde renk oluyor, ahenk oluyor, illa erkeklerle olan başarılı devam eden bir şey yok mudur? Şimdi kadınların olmadığı hiç bir sektör yok. Bir kadının, duruşu, konuşması, tavrı, iş yerinin havasını mutlaka değiştiriyor. Biz eşimle beraber çalışıyoruz ama eşim hala daha çok söyler, ‘Bu işi sen yapmasan ben yapmam’ der. O kadar net yani. Biz birbirimizi tamamlıyoruz. 22 kişilik bir ekibimiz var. 22 kişi ile beraber devam etmek, çok büyük sıkıntı. Herkesin farklı sıkıntısı, problemi, herkesin algılaması farklı. İş yeri yönetmek çok ayrı bir şey. Şu an herkesin sıkıntılı olduğu bir dönemde ticaret yapmak çok zor. Bayilerimiz ürün satıyor, biz hizmet veriyoruz. O yüzden biz Koç’un bir dalıyız, bir koluyuz. Birbirimizle iletişimimiz çok iyi olması gerekiyor. 

R.A: Kadınlara tavsiyeleriniz nelerdir?
G.Y: Ben, 'Her alanda kadınlar olsun' diyorum. Evde oturan kadın dedikleri zaman, sanki hiçbir iş yapmıyor olarak görüyorlar. Bence hayır, daha çok yoruluyor. Ev, bir şekil dönüyor. Üreten kadınlar, fedakar kadınlar, her alanda olsun ve korkmasınlar, tedirgin de olmasınlar. İlk başta işe başladığında hep; hata yapar mıyım, ne olur batar mıyım, çıkar mıyım, her işin riski var. Benim son dönemde dikkatimi çeken bir husus vardır. Eğer bir iş yeri uzun solukluysa ya baba-oğuldur, ya eştir, ya kenetlenmedir ya da kardeştir. Bu kadar kısa soluklu olan bir iş döneminde artık biraz uzun soluğa çevirmek lazım. Bu da nasıl oluyor? Eşlerin birbirine yardımcı olması ve birbirini tamamlaması gerekiyor. Baba-oğulun yönettiği işler daha köklü olur. Bu dediklerim, doğru işleyen iş yerleri için geçerli. Ben kadınları her yere yakıştırdığım için her alanda olsunlar. 

R.A: Eşlerini çalıştırmaları anlamında erkeklere çağrınız var mı?
G.Y: Eşinle beraber hareket etmek, beraber koşturmak, beraber fikir fırtınası yapmak, başarıyı her zaman daha çok getiriyor. Ben işime eşimi karıştırmam, o evde otursun, yemek yapsın, çocuk baksın değil. O hanımın sadece görevi bu değil. Bu beraber yapılacak olan işler. Ev de, iş de beraber döner. İş hayatında başarılı olmak isteyen erkek, eşiyle beraber hareket etsin. Onlar beraberinde mutluluğu da getiriyor, huzuru da getiriyor, güveni de getiriyor, çok çok köklü bir firma oluyorsun. Eşinizi yanınızda tutun ve onlara güvenin. Hiç bir zaman eşinize, 'Sen yapamazsın, edemezsin' demeyin. 
 
R.A: Kadınlar çalışmaktan korkuyor mu?
G.Y: Aslında kadınların gözü daha kara. Bugün ben bir topluma girdiğimde çok daha rahat kendimi ifade edebilirim. Kadınlar daha çok mantık üretiyorlar. Erkekler alınmasın. Erkekler daha gurur duysunlar. Eğer eşleri arkalarında durabiliyorsa, iyi ve güzel işler yapabiliyorlarsa gurur duymayı öğrensinler. Ben, 'Eşimin arkasında sesiz kalıyorum, pasif kalıyorum' diyen erkeklere karşıyım. Birbirinin önüne geçme çabasına da çok karşıyım. Ben hiç bir zaman eşimin önüne geçeyim ya da o benim önüme geçsin diye eşimizle bir düşüncemiz asla olmadı. Yarışın kendinle olsun, zaten eşinle değil. Yan yana olduğumuz zaman daha kuvvetli oluyorum, kendime daha çok güveniyorum. Ne iş yaparsan yap, işin başında kendin olacaksın. Kendin olmazsan, ‘Ben kazanamıyorum ve yapamıyorum’ demeyeceksin.

R.A: Arçelik’in kadınlara yönelik projeleri var mı?
G.Y: Arçelik’in çok güzel projeleri oluyor. 'Kadına şiddete hayır' ile başladılar, o kadar güzel, o kadar baskın ve önde giden adımları var ki. Arçelik’in kadına şiddet hayır programları oldu, pankartlar açıldı, son dönemde erkek sözü başladı, erkek sözünün üstüne kocaman bir çizgi, ‘söz’. Çünkü erkek sözü ya da kadın sözü diye bir söz yok. Sözde eşitlik diye başladılar, şu anda. Koç Holding, Türkiye için çok gerekli. Bence Koç Holding gibi firmaların arkasında durmak gerekiyor. Bu dükkana adım attığın zaman çok değerlisin, neden çünkü Koç Holding’de çalışıyorsun. Artık bir markan ve vizyonun var. 

R.A: En büyük hayaliniz nedir?
G.Y: Çok güzel bir yerde ve çok büyük bir alanda, küçük holding tarzında bir Arçelik konsept bir servis açmak istiyorum. Müşterimiz otopark sıkıntısı yaşamayacak, kafesi olacak, oturup beklerken, kahvesini ve çayını içecek, kalabalık ve stresi olmayacak. Servis denilince sadece tamirci gibi görünmeyecek.  

R.A: Son olarak neler söylemek istersiniz?
G.Y: Ticarette uyanıklık olur. Hak yeme dediğimiz olaylar var. Kazancına haram karıştırmayacaksın, kimsenin hakkına taciz etmeyeceksin ve girmeyeceksin. İş yerine uyanıklık adı altında haram karıştırdığın zaman o iş yeri uzun soluklu olmuyor. Fedakarlık yapmasını bilmeyen, düzgün, dürüst çalışmayan, vicdanını kullanmayan, hiçbir iş yapmasın. Bugün limon da satsan, ayakkabı boyacılığı da yapsan, bu vicdan her yerde lazım. Eğer bir işin çıraklığını biliyorsan, o işte başarılı olursun. Çıraklığını yapmadığın işin, ustalığını yapmayacaksın. Herkes sevdiği, bildiği işi yapsın ve aşk ile yapsın.

 

Kaynak: SES GAZETESİ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Yorum Yazın
CAPTCHA security code
yükleniyor

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Nazilli Belediyesi tanıtım
yukarı çık