20 Temmuz 2018, Cuma 18:29 | A+ | A-

CHP’li Bülbül, torba yasaya tepki gösterdi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, AK Parti tarafından komisyona sunulan torba yasanın öngördüğü değişiklikleri eleştirdi.

CHP’li Bülbül, torba yasaya tepki gösterdi

Bülbül, AK Parti Grup Başkanvekilleri tarafından sunulan yasa teklifinin, üyesi olduğu Adalet Komisyonu'ndaki görüşmeleri sırasında konuşma yaptı. Bülbül, konuşmasında torba yasa teklifiyle idari yargıdan milli istihbarata kadar pek çok farklı alanda değişikliğin aynı torba yasa teklifinde birleştirilmesini eleştirdi. Bülbül, “Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’ndaki değişikliği yaparken biz Meclis’in oluşturduğu Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu'na neden göndermiyoruz? İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki değişikliği yaparken, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’yla ilgili değişikliği yaparken Milli Savunma Komisyonu'na neden göndermiyoruz? İçişleri Komisyonu'na niçin göndermiyoruz? Bu komisyonlara gönderilmesi talebimiz niçin kabul görmüyor?” sözleriyle duruma tepki gösterdi. 
  “TEKLİF GERİ ÇEKİLSİN”
  “Bu tavır, tatile hızlı gidelim, iki günde kanunu bitirelim, daha sonra Meclise Pazartesi günü getirelim, işi bitirelim anlamına geliyor” diyen Bülbül, şöyle konuştu: “Ama bu kanun teklifiyle yaptığınız değişikliklerle insanların hayatları, yaşamları, bireylerin hak ve özgürlükleri, toplumun içinde yaşayan insanların yaşam standartları ortadan kalkıyor. Bu nedenle, bu teklifin ya çekilmesi ve komisyonlara gönderilmesi ya da komisyonumuzda bir alt komisyon oluşturulması gerekir diye düşünüyorum.” 
  “DEDİĞİMİZE GELDİLER”
  AK Parti yetkililerinin terörden dem vurarak torba yasa teklifinin ihtiyaç gereği oluşturulduğunu söylemesine tepki gösteren Bülbül, “Ben Cumhuriyet Halk Partisi Nazilli İlçe Başkanıyken, 13 Eylül 2010 tarihinde biz bas bas bağırdık. 12 Eylül’de 'Yargı vesayetini kaldıracağız, asker vesayetini kaldıracağız' diye AKP’nin getirdiği referandumda 'FETÖ terör örgütü adaleti teslim alacak' diye bas bas bağırdık, inandıramadık. Ne oldu? 4 bin 500 hakim FETÖ’den görevden atıldı. Daha önce ne dediysek ortaya çıktı. Teklifi sunan AKP’li Grup Başkan Vekili, 'Bu bir geçiş sürecidir. OHAL kalktıktan sonra bu geçiş sürecini yaşamamız gerekiyor, bu yasal düzenlemeyi mutlaka yapmamız gerekiyor' dedi. Şimdi, OHAL’i iki sene içerisinde 8 kez uzattınız, üç yıllık süreç getirdiniz. Acaba çıkıp da antidemokratik getirdiğiniz, özgürlükleri ortadan kaldıran bu hükümleri üç sene sonra 'Yeniden devam ettirelim' dediğiniz zaman ne olacak? Bu ülke, bu insanlar, bu darbe ikliminde, bu darbe hukukuyla mı yönetilecek? Bitmeyecek mi insanların artık darbe hukukunda yaşamaları? diye konuştu. 
  JEOTERMAL SANTRALLERE DEĞİNDİ 
  Aydın’da uzun süredir eleştiri oklarının hedefi haline gelen jeotermal santraller konusuna da değinen Süleyman Bülbül, “Bu jeotermal santraller toprağa, havaya, insana zarar veriyor. Sivil toplum örgütleri toplanmış basın açıklaması yapacak. Yapamadılar, İzmir’in Çamlık’ında yapabildiler. Niçin? Vali yasakladı. Neden? OHAL yüzünden. Şimdi getireceğiniz hükümlerle valiye ‘sıkıyönetim komutanı’ yetkisi veriyorsunuz yasal anlamda. Ne yapacak insanlar? Aydın’da yasakladınız, İzmir’de yasakladınız, 81 ilde yasakladınız. Nereye göndereceksiniz? Biz demokrasiden korkmayacağız, özgürlüklerden korkmayacağız. Özgürlükleri genişletmediğimiz sürece, demokrasiyi genişletmediğimiz sürece, hep darbe hukukuyla, darbe iklimiyle yaşadığımız sürece toplum demokrasiden ve özgürlüklerden yararlanmayan bir toplum haline geçek ve Türkiye cezaevi olacak” sözleriyle endişelerini dile getirdi.  
  ERDOĞAN’IN SÖZLERİNİ HATIRLATTI 
  Konuşmasının son bölümünde adalet ve hukuk vurgusu yapan Bülbül, “Cumhurbaşkanı Yargıtay’ın 150’nci açılış yılında, 3’üncü ayda bir konuşma yaptı, 'Bir memlekette adalet çığlıkları varsa, o memlekette yargı bitmiştir. Adalet olmayan yerde hukuk olmaz' dedi. Bu memlekette iki yıldan beri adalet çığlıkları yok mu arkadaşlar? Bu memlekette millet bağırmıyor mu 'adalet' diye? Bu memlekette adalet çığlıkları varsa, yargı bittiyse, adalet de yoksa Adalet Komisyonu görevini yerine getirir, bu kapsamlı kanun teklifinde bulunan antidemokratik hükümleri ortadan kaldırır. Bunu kaldırmak zorundayız. İki dudak arasından yapılacak işlerle, hükümlerle biz artık bir yere gidemeyiz. Bir hukukçu olarak söylemek istiyorum, bu teklif, teklifin içerisinde bulunan temel hak ve özgürlükleri sınırlandırmalar, 12 Eylül döneminde yapılan ve bugüne gelen -çok değişiklik yapıldı ama- demokratik olmayan bu Anayasa’ya bile aykırıdır. 2014 yılında yapılan değişikliklerden, demokrasi paketiyle yapılan değişikliklerden geriye dönüş müthiştir. Bu işin çözümü şu. Demokrasiden korkmayacağız, özgürlüklerden korkmayacağız, birbirimizi dinlemekten korkmayacağız” ifadelerini kullandı. 

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Yorum Yazın
CAPTCHA security code
yükleniyor

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Nazilli Belediyesi tanıtım
yukarı çık