21 Mayıs 2018, Pazartesi 9:23 | A+ | A-

Çocukluk Hayalini Tosunpaşasıyla Gerçekleştiriyor

Aydın Efeler’de 17 yıldan bu yana berberlik mesleği ile uğraşan 27 yaşındaki Oktay Beytosun, doğduğu günden bu yana gözü gibi baktığı 3 yaşındaki Tosunpaşa isimli boğasıyla arenaları tozu dumana katmaya hazırlanıyor. Küçüklükten bu yana en büyük hobisi olan boğa güreşleri nedeniyle yaklaşık 3 yıl önce yetiştirmeye başladığı boğasıyla hayallerini gerçekleştirmeye hazırlanan berber Beytosun, Tosunpaşa’sıyla şimdiden rakiplerine gözdağı vermeye başladı.   

Çocukluk Hayalini Tosunpaşasıyla Gerçekleştiriyor

Asıl mesleği berber olan ancak çocukluk hayali ve boğa sevgisi nedeniyle 3 yıldan bu yana boğa yetiştiriciliğiyle uğraşan Efeler Kalfaköy Mahallesinden Oktay Beytosun, Tosunpaşa ismini verdiği boğasını güreşlere hazırlıyor. 3 yaşına giren boğasına doğduğu günden bu yana gözü gibi bakan ve kendisi yemeyip boğasına yedirip içiren genç boğa sahibi Beytosun, 900 kiloya ulaştırdığı boğasını bin kiloya ulaştırıp baş güreşlerinde güreştirmeyi hedefliyor. 'Mont beylır' cinsi boğasını haftanın 2-3 günü çeşitli antrenman programlarıyla güreşlere hazırlayan Beytosun, boğasını bir çocuğu gibi gördüğünü ve Tosunpaşa’sının büyük orta 4’lü grup kategorisinde güreştiğini belirtti. Beytosun, boğa beslemenin püf noktalarından, güreşlere hazırlanma serüvenine kadar birçok konuya da değindi. 
  “O BİZİM EVİMİZİN BİR EVLADI”
  Boğasının sağlıklı büyümesi için çeşitli gıda takviyeleri yaptığını belirten Beytosun, “Boğamızın kemik yapısı güçlü olsun diye sütü yumurtayla karıştırıp verdik. Bizim boğamız 5 ay annesini emdi ve daha sonra sütten kesildi. Daha sonra yem takviyelerine başladık. Özel buzağı yemlerinden verdik. Yaşına gidince besi geliştirme yemi verdik. Arpa ezmesi, yonca, fiğ ve burçak otu, pekmez, bal, kuru üzüm, keçi boynuzu pekmezi gibi yiyecekler takviye ettik. Kendimizden çok ona yedirdik içirdik. Hala yedirmeye devam ediyoruz. O bizim artık evimizin medarı iftarı. Onun canı yansa bizim iki misli canımız yanar. Ona bir şey olsa kendi evladımıza bir şey olmuş gibi üzülürüz. Bu zamana kadar boğamıza gözüm gibi baktım ve yaşı elverirse 15-20 sene daha bakmak istiyorum. Bu zamana kadar ettiğim masraf da hiçbir zaman gözüme gözükmedi. Bakması, yetiştirmesi ne kadar zahmetli olsa da bir insanın kendi öz evladına baktığı gibi bakıyoruz. Yaptığımız masrafı, yedirdiğimiz içirdiğimizi hiçbir zaman hesaba katmadık. Çünkü o bizim evimizin bir evladı artık. Ben onu bir gün görmediğim zaman huzursuz oluyorum” dedi. 
  “ÇOK İYİ GÜREŞİYOR”
  Boğasının 900 kilo olduğunu söyleyen Beytosun, “Boğamızın kilosunu biraz daha arttırıp bin kiloya ulaştırdığımızda baş kategorilerde güreştirmeyi hedefliyoruz. Boğamızın yaşı biraz daha küçük olduğu için girdiği güreşlerde zarar görmemesi için dikkat ediyoruz. Biraz daha zamanımız olmasına rağmen boğamız yaşına göre çok iyi güreşiyor ve bu güreşseverler tarafından da söyleniyor. Boğamızı da yılların tecrübeli boğacıları gördüğü zaman beğeniyor bu da bizleri memnun ediyor. Bunu cazgır da, güreşler de belirtiyor. Sosyal medyada boğacıların olduğu gruplarda boğalarımızı tanıtıyor ve usta boğacılardan da boğamız hakkında fikir alışverişi yapıyoruz. Şu an büyük orta 4’lü grup kategorisinde güreşlere katılıyoruz” diye konuştu. 
  “BOĞA GÜREŞLERİ DAHA HEYECANLI”
  Boğa ve boğa güreşi sevgisinin kendisinde çocuk yaşlarda oluştuğunu ifade eden Beytosun, “Boğa ve boğa güreşi sevgisi küçüklükten bu yana hayvancılıkla uğraşmamdan kaynaklanıyor. Boğacılık bambaşka bir duygudur. Boğa güreşlerinin deve güreşlerine göre daha heyecanlı olduğunu düşünüyorum. Deve güreşleri çok kısa sürüyor ve çok heyecanlı olmuyor. Ama boğa güreşlerinde her zaman bir heyecan var. Kalfaköy Mahallemizde uzun süredir boğacılıkla uğraşan Erdinç Gökbel ağabeyimizin de bu konuda teşvikleri boğa yetiştirme hevesimizi daha da arttırdı. Nasıl besleyeceğimizden nasıl güreştireceğimize kadar her konuda bize yardımcı oldu” ifadelerini kullandı.  
  “SOY İSMİNDEN DOLAYI ADI TOSUNPAŞA”
  Boğasının adının niçin Tosunpaşa olduğunu ve ne gibi başarıları olduğunu da anlatan Beytosun, şunları söyledi: “Güreşlerde cazgırlar bizi Kalfaköy’den Tosunpaşa diye çağırıyor. Boğamızın adını Tosunpaşa koymamızdaki sebep de soy ismim ‘Beytosun’ olduğu için ve boğamızın kendisi de tosun gibi tosun olmasından dolayı böyle bir ismi uygun gördük. Güreşlerde komiteler tarafından belirlenen ödüller oluyor.  Bunlar para ve kupa gibi ödüller oluyor. Biz de Tosunpaşa’yla henüz kupa kategorilerine güreşlere katılmadığımız için kupa başarımız yok ama çeşitli para ve hediye ödülleri kazandık.”
  NEFES AÇICI ANTRENMANLAR YAPTIRILIYOR
  Güreşlere hazırlık aşamalarına da değinen Beytosun, “Boğamıza doğa yürüyüşleri başta olmak üzere, haftada 2-3 gün yaklaşık 40 kilometre olmak üzere yürüyüşler yaptırıyoruz. Bunun sebebi de ciğerlerinin açılmasını sağlıyoruz. Güçlenmesi için de çift sürüyoruz. Ön bacakları ve göğüs döşlerinin güçlenmesi için ağırlık çektiriyoruz. Yaptırdığımız özel ağırlık boyunduruklarıyla da çeşitli antrenmanlar yapıyoruz. Güreşlerde daha güzel performans sergilemesi için bu tür aktiviteler mutlaka gerekiyor. Nasıl ki insanlar spor yapınca daha sağlıklı oluyorsa, boğalar da ne kadar aktivite yaparsa nefes alıp vermesi o kadar iyi oluyor. Boğalar spor yaptıkça kendilerine öz güvenleri geliyor ve dinçleşiyor. Kendini daha fazla emin hissetmeye başlıyor.  Rakibinden de korkmuyor ve güreşirken de zorlanmıyor” şeklinde konuştu. 
  “HİÇBİR ŞEKİLDE HAYVANLAR ZARAR GÖRMÜYOR”
  Bazı hayvan derneklerinin "Güreşlerde hayvanlara işkence yapılıyor" diyerek kendilerini eleştirmelerine de cevap veren Beytosun, “Bazı hayvan dernekleri bizi boğalara zarar verdiğimiz yönünde eleştiriyor. Boğalar güreşlere çıkmadan önce boynuz, kilo, doping gibi kontrollerden geçiyor. Hiçbir şekilde hayvanlar zarar görmüyor. Boğaların doğal olarak genlerinde ne varsa o yaşatılıyor. Biz başkaları gibi hayvanları tam yaşı dolmadan kesime göndermiyoruz. Biz kendimiz yemiyoruz, içmiyoruz evlat gibi yıllarca onlara bakıyoruz. 20 yaşında hala daha güreşen boğalarımız var. Eğer bu boğa güreşi festivalleri olmasaydı bu 20 yaşındaki hayvan en geç 2 yaşında kesime gidecekti. Ama biz tam tersi yaparak bu hayvanları uzun yıllar yaşatmaya çalışıyoruz” ifadeleriyle sözlerini noktaladı. 
  Ayrıca Beytosun, yıllardan bu yana devam eden bu Yörük kültürünü yaşatmak ve nesilden nesile aktarmak için genç bir boğa sahibi olarak çalışacağını sözlerine ekledi. 



 

Kaynak: SES GAZETESİ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Yorum Yazın
CAPTCHA security code
yükleniyor

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Nazilli Belediyesi tanıtım
yukarı çık