Reklamı Kapat

Ziraat Odalarından jeotermal uyarısı

Aydın Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu tarafından jeotermal tesislerin çevreye zararlarıyla ilgili yapılan basın açıklamasında, jeotermal santrallerin denetimsizliği nedeniyle ağır metallerin Aydın’ın toprağına, havasına ve suyuna karışarak insan ve hayvan sağlığını tehdit ettiğine dikkat çekildi.

Aydın Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu, çevresel ve toplumsal boyutu gün geçtikçe artan jeotermal santrallerin Aydın tarımına, çevreye, hayvan ve insan sağlığına olası zararlarını araştırmak ve bu soruna karşı çözüm yollarını ortaya koymak, düşünce ve önerilerini yetkililere iletmek üzere bir basın açıklaması yaptı. Jeotermalin Aydın gündemine, 1990’lı yıllarda Buharkent’te bulunan Kızıldere sondaj çalışmaları ile geldiği belirtilen açıklamada, “Buradaki ve bundan sonraki sondajlardan ve hızla artan tesislerden çıkan akışkanın yapılan analizlerinde normalin çok üzerinde bor ve benzeri ağır metallerin çıkması üzerine sorun haline gelmeye başlamıştır” denildi.

“AĞIR METALLER VERİMLİ TOPRAKLARA KARIŞIYOR”

Açıklamada, Türkiye’nin en verimli tarım havzalarından biri olan Aydın’ın, 13 Haziran 2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5686 Sayılı “Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu” ile mümbit tarım arazisi olmaktan hızla uzaklaştığına değinilirken, “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar dediğimiz o eski Aydın’ımızın yerini tarımsal ürünlerinden bor, civa, radon gibi ağır metaller akan, verimli topraklarından jeotermal santrali bacaları fışkıran Aydın halini almaktadır” ifadeleri kullanıldı.

“CEZALAR ARTIRILMALI”

Aydın topraklarının hem tarım, hem de enerji havzası olarak varlığını sürdürebilmesi için ilgili kanun ve yönetmeliklerde günümüz şartlarında düzenlemeler yapılarak kanunen öngörülen koruyucu tedbirlerin eksiksiz uygulanması ve ihlal görülmesi halinde ilgili enerji şirketlerine gerekli ve etkili idari, mali ve cezai yaptırımlar uygulanması gerektiğinin altı çizilen açıklamada, “Bu konuda ilimiz milletvekillerinin desteğini görmekten mutluluk duymaktayız. Milletvekilimiz Rıza Posacı’nın, 'Kim bu coğrafyaya zarar veriyorsa karşısında biz varız. Çevre çocuklarımıza bırakılacak en önemli mirastır' şeklindeki sözleri sorunun çözümü için umut vericidir" ifadelerine yer verildi.

“ZARARLI KİMYASALLAR SUYA KARIŞIYOR”

Günümüzde jeotermal sistemlerin re-enjeksiyon prensibine uymadıklarının ifade edildiği açıklamada yapılan bilimsel araştırmalarda, suda çözünebilir toplam tuz, bor, radyum elementi değerlerinin normal sınır değerlerin oldukça üstünde çıktığı, yüksek debi ve sıcaklıktaki jeotermal akışkanların kullanıldıktan sonra bir bölümünün yeniden yeraltına enjekte edildiği ancak önemli bir kısmının da doğal su yolları ile içme ve kullanım suyuna karıştığı vurgulanırken, şunlar kaydedildi: “Bu yüzden jeotermal akışkanlar, içme, sulama ve kullanma sularının kalitesinin bozulmasına hatta kullanılamaz hale gelmesine sebep olabilmektedir. Bunlar, sıcak ve yüksek tuz konsantrasyonuna sahip olmaları ve topraktaki tüm elementlerin çözünmelerini kolaylaştırmaları nedeniyle, insan, bitki ve hayvan sağlığını tehdit eden ağır metaller içerebilmektedir."

“TARIM ÜRÜNLERİ TEHDİT ALTINDA”

Büyük Menderes Ovası’nda 1 milyon 375 bin dönüm tarım arazisinin jeotermal kaynaklı akışkanların etkisiyle bor miktarının her yıl artarak toprakları verimsizleştirdiği, santrallerin soğutma kulelerinden verilen buhar ve içerdiği toksik maddelerin çevredeki ağaçların yaprak aksamlarında stres oluşturduğu, bunların yurt dışında ve yurt içinde yapılan çalışmalarda da tespit edildiği ifade edilerek, “Jeotermal santraller, ilimizin en önemli ürünlerinden olan incirin geleceğini tehdit etmektedir. Büyük Menderes Ovası’nda incir, ceviz, fasulye, erik, armut, elma,üzüm, kiraz, şeftali, kayısı,narenciye birinci derecede, pamuk, zeytin, domates, bezelye, hububat, biberin ikinci derecede, yonca, bakla, soğan, lahana, marul üçüncü derecede tehdit altındadır” denildi.

“KONSORSİYUM OLUŞTURULSUN”

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: "Jeotermal yasaları güncellenmeli, santraller sıkı bir şekilde denetlenmeli ve yeni kurulacak olanlar yerleşim yerlerinden zarar vermeyecek kadar uzakta bulunmalı, jeotermal sistemlerin tarım ekonomisine verdiği zararlar yasal sınırlarla net olarak belirlenmeli, önleyici ve koruyucu amaçlı ağır yaptırımlar uygulanmalıdır. Müeyyideler ağırlaştırılmalıdır. Aydın’ın simgesi olan tarım ürünleri hakkında ekolojik üstünlük tanıyan yasalar çıkarılmalıdır. Aydın halkının jeotermal santraller ve zararları hususunda doğru bilgilenmeleri bakımından; üniversite, ilgili bakanlık, Valilik, Belediye ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir konsorsiyum oluşturulmalıdır. Orta ve uzun vadede çevre, insan ve hayvan sağlığına, tarımsal ürünlerimize yapacağı etkiler hususunda açıklayıcı bir rapor hazırlanmalıdır."

02 Ağustos 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Nazilli Adalet Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Nazilli Adalet Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.