“Yüz yüze eğitim için tüm hazırlıklar tamamlanmalıdır” 

Eğitim-İş Nazilli Şube Başkanı Abdullah İçöz, son 2 senedir eğitimin ağır yara aldığını, yeni dönemde mutlaka yüz yüze yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, “Bu dönemin sağlıklı yürümesi için atılması şart olan adımlar vardır ve bunlar için hala çok geç değildir” dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu toplantısının ardından 6 Eylül’de tüm branşlarda 5 gün eğitim yapılmasına karar verildi. Karar sonrası Covid-19 salgını nedeniyle de okulların fiziki şartları, aşı olmayan çalışanlar ve öğretmenlerle ilgili de uygulanması gereken şartlar açıklandı. Eğitim-İş Nazilli Şube Başkanı Abdullah İçöz yeni dönemle ilgili endişeleri dile getiren bir açıklama yaptı. İçöz, “Hataları telafi etmek, önlem almak, açıkları kapamak için koca bir yaz dönemi olmasına karşın MEB gereken adımları atmadı. Hazırlık için bulunmaz nimet olan bu yaz döneminde de MEB'de zihniyet değişmemiş, sadece bakan koltuğunda oturan isim değişmiştir” dedi.

“SADECE ZAR ATMAK OLACAKTIR”

Gerekli adımları atmadan okulları açmanın sadece zar atmak olacağını ifade eden Başkan İçöz, “Pandeminin başında aşı tedariği konusunda skandal hatalar yapan iktidarın, "Aşı neden yok?" diye soracak yurttaş sayısını azaltmak için aşı karşıtlarını havuz medyada bol bol ağırlaması da ülkemizde aşılanma oranının istenilen noktaya gelmesi önündeki ağır bir engel olarak durmaktadır. Hal böyleyken; gerekli adımları atmadan okulları açmak sadece zar atmak olacaktır. Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: Son 2 senedir ağır yara alan eğitim, yeni dönemde mutlaka yüz yüze yürütülmeli ve yeni olağanüstü durumlar baş göstermedikçe öyle sürdürülmelidir. Ancak bunun sağlıklı olabilmesi için atılması şart olan adımlar vardır ve bunlar için hala çok geç değildir” diye konuştu.

“ÖĞRENCİ SAYISI PANDEMİ HESAP EDİLEREK BELİRLENMELİDİR”


Okullarda yapılması gerekenleri de sıralayan Eğitim-İş Nazilli Şube Başkanı Abdullah İçöz, şöyle dedi: “Sınıflar bölünmeli, sınıf başına düşen öğrenci sayısı pandemi hesap edilerek belirlenmelidir. Oturma sıralarının arasındaki mesafe bilim insanlarının uyarıları dikkate alınarak belirlenmeli ve sıralar arasına çizgi çekilerek bu mesafenin aşınmaması sağlanmalıdır. Sınıf sayısının çoğalmasıyla birlikte ihtiyaç duyulan öğretmen sayısında artış meydana gelecektir. Bu hesaplamaları önceden yapmak, gerçekçi rakamı belirlemek ve öğretmen atamalarını bu ihtiyaç doğrultusunda eğitim başlamadan gerçekleştirmek birçok sorunu çözecektir.”

“GEÇİCİ PORTATİF DERSLİKLER YAPILABİLİR”


İçöz, “Daha önce depreme dayanıksız okullar tespit edilerek bu binaların bir bölümü yıkılmış bir bölümünde de güçlendirme çalışmaları tamamlanamamıştır. Çözüm olarak okulların birleştirilmesiyle çocuklar üst üste eğitim almak zorunda kalacak. Vakit kaybetmemek için fiziki koşulları uygun olan okullarda okul bahçelerine ya da geniş spor salonlarına geçici portatif derslikler yapılabilir. Bu konuyla ilgili MEB, yeni derslikler bitene kadar yerel yönetimlerle işbirliği içinde olabilir ve onların nispeten atıl olan binalarını geçici derslikler olarak kullanabilir. Vakıf adı altında faaliyet gösteren her tarikatla koşa koşa protokol imzalayan Bakanlık için bu, en fazla 1 haftada halledilebilecek bir iştir” ifadelerini kullandı.

“OKULLARDA AŞI İÇİN İKNA ÇALIŞMASI YAPILMALI”


Aşı olmayan öğretmen ve personellere ikna çalışması yapılması gerektiğini ifade eden Abdullah İçöz, “Öğretmenlere haftada iki kez yapılacağı söylenen PCR testi zorunlu tutulmamalı, gerek Bilim Kurulu gerekse Türk Tabipleri Birliği gibi kurum ve kuruluşlarla bilimsel veriler eşliğinde aşıya ikna çalışmaları yapılmalıdır. Okul girişlerinde ateş ölçme kontrolleri yapılmalı, her sınıf için temassız ateş ölçer cihazı sağlanmalıdır. Okullarda herkesin maske kullanması zorunlu kılınmalı ve periyodik olarak denetlenmelidir. Yoksul öğrencilerin bir maskeyi koruyucu özelliğini yitirdikten sonra dahi takmak durumunda kaldığı, öğretmenlerimizden geçen dönem gelen bilgiler arasındadır. Bunun önüne geçmek için maske temini bizzat devlet tarafından sağlanmalıdır” dedi.

“ÖZEL BİR ODA OLMALI”


Her okulda kadrolu ve salgın konusunda eğitim verilmiş bir temizlik personeli istihdam edilmesine vurgu yapan Başkan İçöz, “Her okulda Covid-19 semptomu gösterdiğinden şüphelenilen çocukların bekleyebileceği özel bir oda olmalıdır. Ayrıca her okulda bir hemşire odası oluşturulabilmesine ilişkin yakın gelecek için adımlar atılmalı, bu konuyu MEB ile Sağlık Bakanlığı akılcı biçimde masaya yatırmalıdır. Her okulda kadrolu ve salgın konusunda eğitim verilmiş bir temizlik personeli istihdam edilmelidir. Tuvalet sayısının az olduğu okullarda bu personeller, o bölgedeki kalabalığı da engelleyebilecektir. Tuvalet sayısı az olan okullar bu vesileyle tespit edilmeli, bu ihtiyacı gidermek için gereken adımlar atılmalıdır. Öğrenciler ve velilerin belli periyodlarla salgın ve hastalığın semptomları konusunda bilgilendirilmesi sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

24 Ağu 2021 - 16:10 Aydin/ Nazilli- Gündem

Muhabir Harun Akgül


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Nazilli Adalet Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Nazilli Adalet Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Nazilli Adalet Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Nazilli Adalet Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.